*(Published in Herpetological Journal of BHS, British Herpetological Society)

A NEW LIZARD SPECIES, Eublepharis angramainyu (LEOPARD GECKO) WAS DISCOVERED FROM ANATOLIA

by Assist. Prof. Dr. Bayram GÖÇMEN, Dr. Murat TOSUNOGLU & Res. Assist. Dinçer AYAZ

The leopard gecko Eublepharis angramainyu Anderdson & Leviton, 1966 ranges in western foothills of Zagros Mountains and Mesopotamian plain in Iran and Iraq, and NE Syria (Khabur River Region, near the Iraq-Syria border) with a vertical distribution between 300 and 1000 m. It inhabits stony hills and ruins. It is a nocturnal lizard and can be seen most often one hour before midnight; they feed on crickets among stones, scorpions, solpugids, large spiders and beetles, also on small geckos of the same and other species; egg laying occurs from end of May to the beginning of June in Iran. In Anatolia it has not been reported as yet. We present here the first record of this genus and species from Anatolia.

            An adult female (Figs. 1,2) was collected from Kara Dagh-Arsanli, approx. 8 km SE of Birecik, Sanliurfa Vilayet, Turkey, 36o 59' N Lat., 38o 02' E long., 9 June, 2001, Leg. B. Göçmen, M. Tosunoglu & D. Ayaz. The specimen (ZDEU 31/2001) is now in Ege University. The specimen was found at an elevation of 400 m on the ground enriched by clayey limestone. The vegetation was composed of various weakly developed grasses. It was night time around 23:00 h, air temperature was 25 oC. The specimen is an adult female with a partly regenerated (40%) tail. Snout-vent length approx. 15 cm, partly regenerated tail lengt 6.5 cm.

            In pholidosis and colouration, the Sanliurfa specimen almost agrees with the descriptions of Eublepharis angramainyu, except for the somewhat differences. But these differences may be geographical variations within the same species, often correlated with local ecology. Thus, we are of the opinion that our specimen indeed belongs to the species Eublepharis angramainyu.

            Although a single voucher material has been recorded from NE Syria near the Iraq-Syria border (Martens & Kock, 1990), the first record of Eublepharis angramainyu from the western SE Anatolia by us indicates that the species very definitely was distributed in Syria and at least, was ranged from the known distribution area (the western foothills of Zagros Mountains and Mesopotamian plain in Iran and Iraq) to Euphrates, which may be functioning as a barrier. This record extends the known distribution of Eublepharis angramainyu some 300 km air distance to the northwest as measured from Al Khahah (Khabur River Region, NE Syria, near the Iraq-Syria Border), which is the known most western distribution site of the species.

            Anatolia is located at an important transitory zoogeographical region between Asia and Europe. In its eastern parts, there are no natural boundaries between the neighbouring countries. Thus, the endemism is minimised. Syroeremic herpetofaunal elements such as Cyrtopodion scaber, Stenodactylus grandiceps, Asaccus elisae, Acanthodactylus boskianus, Coluber ventromaculatus, Eirenis coronella, Walterinesia aegyptia and Spalerosophis diadema were known from sites close to the Syrian border. All of these species are adapted to the semi-arid conditions of the northern reaches of the Mesopotamian plain of the Turkish-Syrian border region. However, Eublepharis angramainyu seems to be an Iranoeremic herpetofaunal element (or Saharo-Sindian) from its known distribution. A penetration of the Iranoeremial forms into the western SE Anatolia and also, possibility to Syria was demonstrated firstly exemplified by Eublepharis angramainyu. The first record from Anatolia shows the importance of the SE Anatolia in the viewpoint of the zoogeography of the herpetofauna in the East Mediterranean region, as well as Syria: they act as a connecting link between Afrotropical and Palearctic faunal elements.

(Return to Top of The Page) (Return to the Main Page of the Leopard Geckos)

Leopard Gecko from Anatolia. Photo by B. Göçmen Leopard Gecko from Anatolia. Photo by B. Göçmen

ANADOLU'DAN YENİ BİR KERTENKELE TÜRÜ, Eublepharis angramainyu (LEOPAR KELERİ) BULUNDU!

Yrd. Doç. Dr. Bayram GÖÇMEN, Dr. Murat TOSUNOĞLU ve Araş. Gör. Dinçer AYAZ'dan oluşan bir ekip görevli olarak, 7-13 Haziran 2001 tarihleri arasında Adana-Gaziantep-Şanlıurfa ve Hatay'ı kapsayan araştırma gezisi gerçekleştirmişler ve Süriye sınırından yaklaşık 30 km kuzeyde yeralan Karadağ (Arsanlı, Birecik-Urfa)'da, yaklaşık 400 metre rakımda, geceleyin, 23 oC hava sıcaklığında, kireçtaşı bünyeli taşlıklı bir arazide Anadolu için ilk kayıt olacak şekilde, yeni bir kertenkele türü olan Leopar Keleri (Eublepharis angramainyu)'ni yakalamışlardır (Şekiller 1, 2). Yakalanan örnek ergin dişidir. Yaklaşık %40 rejenere olmuş 6.6 cm bir kuyruğa sahip örneğin, toplam vücut uzunluğu 21.5 cm civarındadır. ZDEU Müzesinde muhafaza edilmektedir.

Eublepharis angramainyu [Latince Eu= gerçek, bleb= gözkapağı, pharis=taşımak, angramainyu=karanlığın ruhu anlamındadır] gerçek göz kapaklarının ve vücudun sırt tarafında leopar desenini andıracak tarzda, mat sarı bir zemin üzerinde uzunlamasına dizili leylak renkli lekeler bulunması nedeniyle bilinen gekkolardan (gece kelerleri) oldukça farklıdır. Bu nedenle ayrı bir aile (Eublepharidae) içerisinde sınıflandırılır. Yapışmaya yarayan parmak altı lamellerinde karina (çıkıntı) yoktur. Dünyanın en büyük gece keleri olup, erginlerde toplam vücut uzunluğu 21-25 cm civarındadır. Taşlıklı tepelerde ve harabelerde yaşar. Geceleyin aktiftir ve çoğu kez gece yarısından 1 saat önce görülebilir. Taşlar arasındaki kın kanatlı böcekler, akrepler, böyüler, büyük örümcekler ve bazen de aynı türden (kanibalizm, yamyamlık) veya başka türden küçük gece kelerleri ile beslenir. Yumurtlama Mayıs sonu-Haziran ayı başlangıcı arasındaki dönemde gerçekleşir. Bu tür normal olarak Iran ve Irak'taki Mezopotamya'da, kuzey doğu süriyede Irak-Süriye sınırı civarında ve Iran-Irak sınırı boyunca uzanan Zagros Dağları'nın batı eteklerinden bilinir. Süriye'de bulunduğuna ilişkin hiçbir kayıt yoktur. Türkiye'de Güneydoğu Anadolu'nun batısından keşfedilmiş olması, esasen bu türün Süriye'de de bulunabileceğini işaret eder. Siriye'den bu konuda tek örneğe dayalı delil materyali Irak-Süriye sınırına yakın bir bölgede Habur Nehri Bölgesindendir (Martens ve Kock, 1990). Olasılıkla Fırat bu türün dağılışı için doğal bir barier teşkil eder. Yakalanan örnek gerek pullanma gerekse renk-desen bakımından önceden tanımlanan Leopar Kelerinden nispi farklılıklar gösterir. Bu nedenle yeni bir tür olabileceği düşünülmüşse de, tek örnekle yeni tür tanımlamasının sakıncalı olacağı düşünüldüğünden en azından şimdilik, Mezopotamya ve Zagros'un batı eteklerinde bulunan tür ile ayni olduğu kabul edilmiştir. Bu yeni formun sınıflandırmadaki gerçek durumunu ortaya koymak amaçıyla, ayrıntılı ve yeni bir araştırma gezisi planlanmıştır.

Yakanalan bu örnekle beraber Türkiye'nin Kurbağa ve Sürüngenleri Listesine yeni br Cins ve yeni bir Tür daha eklenmiştir. Bilinen dağılışı gözönüne alınırsa, türün Süriye kaynaklı bir çöl formu olmasından ziiyade Iran yönünden Türkiye'ye giriş yapan bir tür olduğu kabul edilebilir. Güneydoğu Anadolu'da bu türün keşfedilmiş olması, zoocoğrafik açıdan Süriye ile birlikte bu bölgenin ne kadar önemli olduğunu, ayrıca Avrupa-Asya ve Afrika kıtaları arasında jeolojik devirler boyunca hayvan türlerinin oluşumu ve yayılmasında, bu bölgenin bir geçit bölgesi oluşturduğunu işaret eder.

(Sayfa Başına Dönmek için Tıklayınız) (Leopar Kelerleri Ana Sayfasına Gitmek için Tıklayınız)

[Site Main Page]  [Site Ana Sayfa]